BilgiSosyal Medya

Sosyal Medyayı daha az kullanarak hayatınızı geliştirmenin 3 altın kuralı

Sosyal Medyayı daha az kullanarak hayatınızı geliştirmenin 3 altın kuralı
Bu yazıya puan ver

Birçoğumuz her gün saatlerce cihazlara bağlı kalarak saatler geçiriyoruz. Cihazlarımızda bir kaç daha fazla beğeni veya e-posta gönderimi yapmak için saatlerce vakit harcıyoruz. Belki de sosyal ağlarda uzun soluklu vakit geçiriyoruz. WhatsApp, Snapchat, Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağ platformlarında daha fazla vakit geçirerek bir beğeni, bir abone veya izlenim elde etmek için kendimizi yıpratıyoruz. Yine de “teknoloji” gözümüzün önünde duran ve asla göz ardı edilecekmiş gibi duran bir şey.

Pew Research Center, kısa bir süre önce yapmış oldukları ankette, ABD’li yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinin yani her 4 kişiden birinin “neredeyse sürekli” sosyal ortamlarda vakit geçirdiklerini bildirdi. Genellikle aynı eylemler tekrar edildiği için de buna bağlı stres, bağımlılık, depresyon ve anksiyete gibi sağlık sorunları meydana gelebileceği bildirildi.

Bu duruma bağlı kalarak Amerikalı bazı araştırmacılar çevrimdışı takılan yani sosyal ağlardan tamamen olarak yaşayan kişilerle ufak bir sohbet gerçekleştirdiler. 50 kişi ile yapılan bu küçük araştırmada katılımcıların tamamı sosyal medyayı ve akıllı cep telefonlarını kullanmamış ve hatta çoğu e-posta göndermeyi bile reddetmiştir. Ankete katılanlar esas sosyal ağın çevrimdışı ortamlarda olduğunu belirterek kullanıcılarına mesaj göndermeyi de ihmal etmemiş oldular.

Başkalarıyla vakit geçirmek

Katılımcılar, fiziksel olarak aynı ortamda bulunanların mimik, temas, ve konuşma gibi faktörlerin daha derin bir sosyal inanç ve bağlılık olduğuna kanaat getirdiler. Katılımcılar için bu inanç  bağlantı hissinin korunmasına yardımcı olacağını belirtti.

Kaybetmek kayıp değil

Yine söz konusu araştırmada katılımcılar ikili ilişkilerde arkadaşını, partnerini veya bir yakınını kaybedenlerin umutsuzluluğa girmemesini, yaşanan duruma kayıp değil de olması gereken bir olaymış gibi yaklaşmalarını önerdi. Kaybetmek bir kayıp değil yeni kazanımlar için ufak bir başlangıç olabilir -MA 🙂

Hep başkası olmak

Bazı kişiler sürekli bulundukları pozisyonu eleştirel bir yaklaşımda. Hep daha iyisi olmalıyım, ünlü olmalıyım, zengin olmalıyım ve en iyisi olmalıyım gibi düşüncelere girmeleri onları mutsuz edebiliyor. Halbuki bulundukları ortamın tadını çıkarmaları ve o ortamın getirdiği havayı benimsemeleri onlara daha çok huzur veren bir yöntem. Tabi biz insanoğlu her zaman memnuniyetsiziz. Her zaman hep başkası olma derdindeyiz.

Bundan on yıl sonra, sosyal medyanın ortaya çıkışına, insanlığın büyümesinin bir parçası olarak bakabiliriz – sosyal bölünmeler, kaygı ve huzursuzluk yaratan ve birçoğunun sağlığını ve esenliğini bozan bir zaman.
O zamana kadar, belki de akıllı telefonlarımızı indirmemiz veya en azından biraz daha sık kapatmamız en iyisi olacak gibi.

Muhammed AKAY
Teknoloji, sosyal medya, web tasarım ve Mac OS ilgi alanlarım. Sektöre 2004 yılında giriş yaptım. Şu an aktif olarak dizi/film çevirmenliği yapmaktayım. Aynı zamanda blogum ve YouTube kanalım için içerik üretmeye çalışıyorum.

Bir cevap yazın